16 Ağustos 2013 Cuma

'hindi ve mısır'

Otokrasi (autocracy): Sözcük anlamıyla, herhangi bir taraftar ya da asta karşı olmayan bir kişinin yönetimi ... Otokratın tanımlayıcı özelliği, (anayasa ya da yasa) kısıtlamaların olmamasıdır. Otokratın yönetimine karşı meydan okunmaz, otokrat egemenliği ve devlet erkini üzerinde toplar. Otokratın keyfi ve kısıtsız yönetiminin geçerli sayılan sınırları yoktur. ...

Bir hükumet ya da yönetim biçimi olarak otokrasinin ayakta kalması ancak belirli türden toplumsal ve iktisadi koşullar altında olabilir. Bu koşullar doğal hakları konusunda bilgisiz olan ya da çok az şey bilen ve durumlarını iyileştirmeye yönelik her hangi bir siyasal hedeften yoksun olan, eğitimsiz, geri kalmış halkı içerir. Otokratın varolan koşulları korumaya yönelik kişisel çıkarları vardır.
* Vernon Bogdan (2003), Blackwell’in Siyaset Bilimi Ansiklopedisi, Cilt 2, Ümit Yayıncılık
"Bir hükumet ya da yönetim biçimi olarak otokrasinin ayakta kalması 
ancak belirli türden toplumsal ve iktisadi koşullar altında olabilir."


(bknz. Yakın Türkiye Tarihi) 
"Bu koşullar doğal hakları konusunda bilgisiz olan ya da çok az şey bilen ve durumlarını iyileştirmeye yönelik her hangi bir siyasal hedeften yoksun olan, eğitimsiz, geri kalmış halkı içerir."

Seçilmenin, hesap verme sorumluluğundan kurtulmak olduğunu düşünen bir tutum demokratik değildir. Oysa büyük bir aldatmaca ile seçilenlerin hesap verme sorumluluğundan kaçışın en büyük dayanağı demokratik yaşantının sadece teknik bir ayağı olan seçim sonucudur. Daha önemli diğer bir çok başlık hasıraltı edilmekte yada çarpıtılmaktadır. 
Bir ülkede hükümetin/yöneticilerin devleti/sistemi yurttaşlarının mı yoksa kendilerinin çıkarları için mi organize ettikleri belli bir eğitim ve tecrübeye sahip insanlarca rahatça anlaşılabilir. Ama bunu, başkalarına anlatmak büyük bir meseledir. Çünkü gerçekler yok edilemezler ama önlerine set çekilmiştir.  
"Otokratın varolan koşulları korumaya yönelik kişisel çıkarları vardır."

Yüksek devlet katlarındaki bütün atama ve yükselmelerin neye göre tercih edildiği, oralarda nasıl bir ilişkinin hüküm sürdüğünün de görünümüdür. İster din ideolojisi paravanı arkasında oluşturduğunuz parasal ve kayırma anlayışlı cemiyetiniz; ister hemşehrilik, kurnazlık, kimi ticari çıkarlar için bir araya gelmiş en doğru dindarlar ile bu görünümü bozmaya çalışacaktır. Ne zaman ki setin tutamadığı gerçekler bir damla ile taşacak, o sel karşısında birbirini suçlayanlar olacaktır. Bu selin bir sebebi de insanların 'kayıt tutma'da gösterdikleri gelişme ve daha da önemlisi bu sürecin demokratikleşmesidir. 
Bugünlerde buna şahit oluyoruz. Hesap vermemek için birbirlerini suçlayarak sıyrılmaya bakacaklar.