13 Haziran 2015 Cumartesi

Yapılamayan balkon konuşmalarının anadolu taşrası ve önde gelenlerine yönelik etkisi hakkında yazılmıştır.

Yılların nadide eseri: Recep Tayyip Erdoğan ve ailesi... 
* * *
Anadolu'da yaşayan birisi için gericilik bariz görünür. Ama anlatması zordur. Birincisi kişilerde oluşan ruhi açığı en çok kapatan olarak kazandığı değer... Dinin mistik arkından çıkamayan hatta gömülmeye meyilli insanla ciddi iş yapılmaz, diyorum. Acımasız gelebilir ama bu tür arayışların arkasında görünen tek şey büyük bir ego ve kabul edemediğimiz gerçekler... Yoksa bir tür arınma için kimse dine gelmez. Ama bu tür arınma ile istediklerine ulaşacağının düşünen birisi gelir. Nihayetinde cennet var, nihayetinde kafa yormayı gerektirmeyen hazır gerekçeler-retorikler ile dolu dünya... Onlar bir köşede kalsın... 
* * *
Kurnaz, aç, hırslı, cahil, edepsiz, kibirli, 'kasabalı', ahlakçı, çıkarcı, fesat, milliyetçi ve dinci... Sürüyle toplayabilirsiniz, yereldeki kaynakları hortumlar, ekonomik ağ onun tekelindedir ya da o ağın güçlü bir ortağıdır. Sağ partilerden iktidara en yakın olana hemen üye olur. İlçe başkanı ve delegedir. Koşturur. Kasabanın tarikatı, cemaatini sever, onlarda onları severler. Arada kapışmalar olur. Bu yapıdan kopabilen insan görmedim. Önümüzdeki müslüman-muhafazakar taşrayı bu grup şekillendirir. Güçlüler, etkililer ve para pul işindeler. Soru şu, güçleri nasıl tükenecek? 
* * *
İslamcıların bokunda boncuk arayan dalkavuk ve ahmaklar. 
---
[Son not: Üstte yazılanlar seçim öncesi notlarından, Nasıl olacak bilemesem de o büyük camiler birer piramide; bütün ümmet doğa koşullarında parça bölük olan kayaç yapılara benzeyecek. İrili ufaklı kalacaklar. Bir kitabın onlarca üyeden oluşan milyonlarca hizbine dönüşecekler. Belki en güzeli bu işi kendi kendilerine halledecekler. Yeter ki, bizkendi işimize bakalım. O, aşındırıcı doğa koşullarının birer parçası olduğumuzu unutmadan.]