14 Nisan 2015 Salı

Molly Bloom, Çizer: Brecht Evens

Molly Bloom, Çizer: Brecht Evens
Kaynak: 
http://brechtnieuws.blogspot.be/search?updated-max=2015-04-13T15:55:00%2B02:00&max-results=1

13 Nisan 2015 Pazartesi

"Kavgam" kitabını kimler merak etti, aldı, okudu?

Türkiye'de 8-9 yıl kadar önce ilginç bir kitap gündemi vardı. Dönemin Alman makamları Türkiye'de çoksatar konumuna gelen Kavgam kitabının yayınının yasaklanması için Türkiye makamlarına başvurmuşlardı. Bu yasaklama kararı 2007 yılında çıktı. Karara ulaşmada sıkıntılar varmış. O günler Almanlarda kaygı yaratan kitabın satış rakamlarını ne tetiklemişti? Aşağıdaki önermeler yanlışlanabilir. Ama bir soru üzerine anımsamam gerekti.
1. Kitabın ilk ve yaygın müşterilerini taşralı muhafazakar-milliyetçiler ve az biraz da islamcılar oluşturdu.  
2. Belli bir eğitim almasına rağmen ülkenin sorunlarının çözümünü katliam, cinayet, zorunlu göç vb. yollarda gören bunun için tarihteki örnekleri kendine düstur edinenler bu kitaba yöneldi. 
3. Batı'nın gerçekleri çarpıttığı düşüncesinin aşırı yorumları sonucu aslında Hitler'in öyle anlatıldığı gibi biri olmadığına inan kesimler kitaba yöneldi. 
4. Hitler'in Yahudi nefreti ile ortak olup "az bile yapmış" diyenler aldı. İsrail-Filistin sorunun çözümünü bu kitapta bulmak istiyorlardı. 
5. Az olmakla birlikte 30'larda oluşan Türkçü hareketin Alman Nazi partisinden beslenmesi, bu Türkçü hareketin sonrasında İslamcı bir kimlikle kaynaştı. Yine de Nazi hayranlığı az ama süreğen oldu. (Kavgam '30 sonu, '40 başlarında çevrilip yayınlandı. Ayrıca 30'lar Chp'si -sonra Dp'yi çıkaracak kadrolar, muhafazakarlar da- dünyadaki ırkçılık akımından etkilenmişti.) 
6. Yurttaş kimliğinin hala olgunlaşmaması, özellikle 2001 ekonomik krizi ile insanlarda oluşan karamsarlık ve kurtarıcı arayışı da etkili liderler üzerinden "Kavgam" kitabını parlattı. (Dönem medyasının 'koalisyonlar kötüdür' yayınları da, son 20 yılı enflasyonla boğuşarak geçmiş halkta 'tek başına iktidar' olup sorunları çözecek lider fikrini besledi.) 
7. Aynı dönemde Türkiye genelinde yaygınlaşan bir korsan kitap ağı vardı. İnternet yaygın değildi. Korsan kitaplar her yerde ve ucuzdu. Önce gazete kağıdına basılan korsan kitaplar, zamanlar kağıtta kaliteyi de arttırdı. Bu basım-dağıtım ağı önce kitap piyasasına bağlı iken zamanla kendi dağıtımı ile popüler olan kitaplarla yasal kitap ağını da etkilediler. 
8. Bu ağ Kavgam'ı bastı ve sattı (a) telif sorunu yoktu (aslında telif için dava açan yoktu) (b) talep görüyordu. Bu yüzden korsan basılsa bile korsan kitap sınıfına girmiyordu. 
9. Bu ağ ve yarattığı fısıltı gazetesi, elden ele gezen bir kitap olması satışını arttırdı. Önce Almanya, sonra Türkiye'de gündem oldu. Kitabın telif hakkını elinde bulunduran Alman kurumun açtığı dava ile kitabın basımı 2007 yılında yasaklandı. Tabiy yine de basılmaya, aranmaya devam etti. 
Gelelim son soruya okundu mu: 
10. Hayır, satılan kitapların büyük çoğunluğu okunmadı. Kiminin baskısı kötüydü, az okuyan insanlar için hiç cazip bir kitap da değildi.
* * *
Küçük ekler:
Şekil disiplini kusursuz Alman Nazi birliklerinin videolarını gönderen birine, aynı orduların Sovyet ordusu tarafından teslim alınmış, dağılmış bir halde halkın içinden geçiriliş videosunu göndermiştim. Sanırım morali çok bozuldu, bir daha da bu konuları açmamıştı. 
Bir taşra üniversitesinde okuyan arkadaşım korsan kitap satarken Kavgam ile harçlığını çıkardığını söylerdi. 

12 Nisan 2015 Pazar

Bir Çocuğun Ağzından - Ergin Günçe

Ergin Günçe
Kaynak: https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10152593473799147&set=gm.10153054980909204&type=1&theater

8 Nisan 2015 Çarşamba

"İlber Ortaylı ne dediğini bilmiyor" (Yeni Şafak)

"İlber Ortaylı, Yeni Şafak'ın Atatürk'ün zehirlenerek öldürülmesine ilişkin yayınladığı belgelere tahammül edemedi.
İşte İlber Ortaylı'nın o sözleri:
İlber Bey merhaba Yeni Şafak gazetesi olarak bir belge yayınladık. Gazeteyi görme şansınız oldu mu? 
Onu bana söylediler. Şimdi ben ona bakacağım. Belge melge yaramaz. Çocukluğumdan beri böyle numaralar duyarım. Bunlar kocakarı laflarıdır. Bizim milletimiz tarih bilmez. Böyle aptal aptal konuşur. Sizin gazete ne düşünür bilmem ama sen ismini karıştırma ileride senin için iyi gazetecilik olmaz. 
Az önce bazı konular tabudur dediniz… Neyi kastettiniz? 
Ben tabu mabu demedim. Bunlar sizin anlamayacağınız şeydir. Bunların hepsi mahalle dedikodusu. Her şeye bulaşmayın. Bunu gazeteler çok yapıyor. Kendine göre yeni Türkiye kuruyorlar. B.. kurarsınız. Güldürmesinler adamı. Yeni Türkiye böyle geri zekalılar olmadan kurulabilir ancak. Nereye baksan cahil. Bir tane herif var. (Engin Ardınç) Eski solcu, alkolik, geri zekalı… o da konuşuyor. Git başka tarih kitabı oku hayvan. Baban seni Fransız okuluna yollamış. Lisan biliyorum diyorsun git başka dilde oku. Herif okul kitabıyla tarih yazıyor geri zekalı. Hiçbir memlekette olmaz böyle bir şey anladın mı? Siz de iyi bir gazeteci olmak istiyorsanız böyle aptal işlere karışmayın. Şöhretiniz en başından düşer. 
Belgeleri inceleyecek misiniz? 
Belgeleri incelemeyeceğim, istemem. Böyle dedikodularla uğraşmam. Gazeteler mi yazacak tarihi? Siz sadece haber yazın daha iyi edersiniz. Gazetelerde haber yazılır, tarih yazılmaz. Siz gördünüz mü hiç Avrupa gazetelerinde tarih yazıldığını? Herkesin kendi işi ve metodu vardır. Gazeteler doğru dürüst haber yazsın. 
Halk bu belgeleri bilmiyor… 
Sen tarih belgesinden anlamazsın kızım. Git doğru dürüst gazete oku. Mesleğe girmişsin madem lisan bilmen lazım. Hafta da iki üç tane yabancı gazete okuman lazım. Adamlar bu işi nasıl yapıyor görmen lazım. Bu böyle olmaz. Benden sana tavsiye. Piyasadaki bazı geri zekalılar lisan bilerek tutunuyorlar. Nagehan gibi karılar. Öyle bir kötü örnek de var önünüzde ama… Bunun şartı budur lisan bileceksin. Her hafta ciddi gazeteleri okuyacaksın. Gazeteciliği böyle yavaş yavaş öğreneceksin. Böyle şeylere hiç girişmeyin bunlar iyi şeyler değil. Benden sana nasihat."

Kaynak: http://www.yenisafak.com.tr/gundem/ilber-ortayli-ne-dedigini-bilmiyor-2116316