25 Aralık 2016 Pazar

1983 ayna'sında

Ama olmuyor! o horozdan şeker dilinizde

"bir bibloyum, oralardayım, renkleri pastel,
taşınırdım o evden bu evden şu evden bir evden diğer evden
Bir biblo döküldükçe alçıdan iskeleti demirden"

Şuracıkların nasıl çürüdü sazdan telden sözden kederden
Rakılar ondan, sürekli radyolar, vişne çürüğü kadifeler

Alkole ve allaha var deriz eğer
Onlar da bize insan derse, keder

Sarhoş olmak için şarap
Dalmak için rakı içersek

Biblonun elinde, sapho, Anneler de nasıl çürür
Bir yaradan ibaret hayata geldiklerimizden beri

Hiç olmaz bir sarının aynasında görmesi bir beyazı
Beyazın hep şuracıkları çürüyen bir sarı olması

artık her göründüğünde kendi

bir oğul bir babadan başka
ne olabilir aynanın içinde
83'ten beri

2010

8 Aralık 2016 Perşembe

Çankaya sırtlarından Ankara'ya Bakış, 1935

Sağda aşağıdaki bahçeli evler Kavaklıdere, sol tarafta uzanan sırt Aşağı Ayrancı sırtın ilerisindeki büyük binalar TBMM, arada uzanan belli belirsiz yol Atatürk Bulvarı... Çekildiği yer Cumhurbaşkanlığı köşkünün alt tarafları gibi.., 
Ankara, Çankaya, 1935 
Kaynak: https://twitter.com/NataliAVAZYAN/status/809493990659727360

7 Aralık 2016 Çarşamba

Lenin, 1986, Andy Warhol (1928-1987)

Lenin, 1986, Andy Warhol (1928-1987)
Acrylic and silkscreen ink on canvas, 183.5 x 122 cm.

6 Aralık 2016 Salı

Sonsöz, 1973, Henri Cartier-Bresson

"Ben ne ekonomi uzmanıyım ne de önemli binaların fotoğraflarını çeken bir fotoğrafçı. 
Fotoğraf makinesi olayların nedenini açıklamak için uygun bir araç değildir. O olayların görüntülemek için yapılmıştır ve en şanslı anında bile soruları ve cevapları kendine göre sorar ve verir. Bu nedenle ben ondan objektif rastlantıların izinde, avareliğimi tekrar canlandırabilmek için yararlandım. 
fotoğraf hiçbir şeydir, beni ilgilendiren hayat… "

Çeviri: Orhun Kılıçbeyli
Karar Anı (Images à la Sauvette)
[1940–1990 arası pasajlar], 1952
Henri Cartier-Bresson
Hazırlayan: İlker Maga, YGS Yayınları, Ocak 2006,

5 Aralık 2016 Pazartesi

Buster Keatons ve takipçileri

Buster Keatons

101 Buster Keatons
K: http://ensalada-de-lengua-de-pajaritos.tumblr.com/post/86869949092/101-buster-keatons

4 Aralık 2016 Pazar

Orlando, Virgini Woolf

 Arşidüşes Harriet Griselda tokayı iliştirmek üzere eğilince, Orlando hiç beklenmedik ve açıklanmaz bir biçimde çok uzakta Aşkın kanat seslerini duydu. Bu yumuşak tüylerin uzak kıpırtısı, içinde binlerce anıyı uyandırdı; coşkun sular, karda güzellik ve selde ihanet; ses yakına geldi; Orlando kızardı, titredi, bir daha hiç duygulanamayacağını sandığı kadar duygulandı; ellerini kaldırıp güzellik kuşunun omzuna konmasına izin vermek üzereydi ki, birden -felaket!- kargaların ağaç tepelerinde taklalar atarken çıkarttıkları gıcırtılı sese benzer bir ses çınlamaya başladı; sanki kaba kara kanatlar havayı karartmışlardı; gaklamalar duyuldu; gökten saman çöpleri, dal parçaları, tüyler düştü; omuzlarına kuşların en ağırı ve en çirkini kondu; yani akbaba. İşte bu yüzden odadan pürtelaş kaçtı ve Arşidüşeş Harriyet'i arabasına kadar geçirmesi için uşağını gönderdi. 
(...) 
 Bunun üzerine, evinin yaşanmaz hale geldiğini ve bu işe bir son vermek için ivedilikle önlem almak gerektiğini kavrayan Orlando, yerinde hangi genç adam olsa onun yapacağı şeyi yaptı: Kral Charles'tan kendisini Olağanüstü Büyükelçi sıfatıyla İstanbul'a göndermesini rica etti. 
Orlando, Virgini Woolf 

3 Aralık 2016 Cumartesi

2 Aralık 2016 Cuma

Ankara, Mon Amour!; Şükran Yiğit

 Suna’ya göre her edebiyatın bir mevsimi vardı. Kış geceleri büyük Rus romanlarına, yaz ayları Amerikan öykülerine, sonbahar tek başına Edip Cansever’e, ilkbahar ise Fransız klasiklerine ayrılmalıydı. İngiliz edebiyatı mevsimsizdi tabii ki. O bütün bunları bir solukta arka arkaya sıralarken yerde dizi dizi duran sarı, yeşil, kahverengi kapaklı kitaplarına kayardı gözüm, o zaman bir huzursuzluk geçerdi yüzünden: 
 “Emel biliyor musun, bu kitaplar yakında yasaklanacak bu ülkede. O zaman hiç okuyamayacağız... Yani daha biraz vaktimiz varken... Bak mesela şu Nikaragua kitabı.” 
 Sonra birden susup çaresiz gözlerle yüzüme bak(tı). Suna’nın kulaklarına da herkesin az çok duyduğu postal sesleri geliyordu.
Ankara, Mon Amour! Şükran Yiğit

1 Aralık 2016 Perşembe

İskambil Kartlarıyla Uzanmış Çıplak, Charles Camoin, 1906

İskambil Kartlarıyla Uzanmış Çıplak, (Nude Lying Down with a Game of Cards) Charles Camoin, 1906